Farkındalık genellikle olumlu bir kavram olarak sunulur. "Farkında ol, daha iyi hissedeceksin." Ama gerçek her zaman böyle değildir.
Bazen bir şeyin farkına varmak, geçici bir rahatsızlık getirir. Daha önce görmediğin bir kalıbı fark ettiğinde, onu görmezden gelmek artık mümkün değildir. Ve bu, bir tür yas sürecine benzer: eskiden işe yarayan bir körlüğü kaybedersin.
Ama bu kaybın içinde bir şey daha vardır: seçim. Görmediğin bir şey hakkında seçim yapamazsın. Gördüğünde ise, o kalıpla ne yapacağın artık senin elindedir.
Farkındalığın bedeli, rahatsızlık olabilir. Ama ödülü, özgürlüktür — en azından bir parça daha fazla özgürlük.