"Ne tesadüf!" deriz. Eski bir arkadaşa denk geliriz, tam düşündüğümüz anda biri arar, yıllardır ertelediğimiz bir şey beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkar.
Bazen gerçekten tesadüftür. Ama bazen de fark etmediğimiz bir bağlantı vardır. Belki o kişiyi "tesadüfen" görmemizin nedeni, dikkatimizin o yöne zaten kaymasıdır. Belki o telefon, içimizde zaten var olan bir ihtiyacın dışavurumudur.
Bağlantısallık, her şeyin "anlamlı" olduğunu iddia etmez. Ama "tesadüf" etiketinin bazen gerçek bağlantıları görmemizi engellediğini öne sürer.
Belki de soru şu olmalı: Bu "tesadüf" bana ne söylemeye çalışıyor? Hayatımın hangi alanına işaret ediyor? Fark etmediğim hangi bağlantıyı görünür kılıyor?
Tesadüfleri sorgulamak paranoya değildir. Merak, hayata biraz daha yakından bakmaktır.